mizah etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mizah etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Haziran 2013 Cuma

Guardian gazetesinin usta çizeri Steve Bell'in bugünkü karikatürünün konusu Türkiye'de yaşanan protestolarda ve eylemlerde polisin orantısız güç kullanması ve müdahalelerde kullanılan TOMA'lar.

Türkiye'de Gezi Parkı'nda paşlayan ve hem İstanbul'a hem de diğer illere yayılan toplumsal gösterilerde polisin göstericilere sert ve orantısız müdahalesi ilk günden beri tartışılıyor.

24 Ocak 2013 Perşembe

Tuhaf İnsanlar

Metroda Mutfak Mesaisi: Eve Geç Kalma Korkusu Sınır Tanımıyor!

Şehir hayatının bitmek bilmeyen temposu ve iş çıkışı trafiği, insanları bazen hayal gücünün sınırlarını zorlayan pratik çözümler üretmeye itiyor; tıpkı bugün metroda rastlanan ve görenleri hayrete düşüren o "soğan doğrayan kadın" vakası gibi. Dizlerinin üzerine yerleştirdiği devasa doğrama tahtasıyla akşam yemeği hazırlığına vagon ortasında başlayan kadın, toplu taşıma araçlarında bugüne kadar gördüğümüz tüm tuhaf davranışları gölgede bırakmayı başardı.

Şaşkın Bakışlar Altında Soğan Kokulu Yolculuk

Olay anında kadının iki yanında oturan iki adamın ifadeleri, aslında tüm vagonun hislerine tercüman oluyor: Tam bir şaşkınlık ve hafif bir "Acaba doğru mu görüyorum?" sorgulaması. Kadının, etrafındaki meraklı ve yargılayıcı bakışlara zerre aldırış etmeden, sanki kendi mutfağındaymışçasına soğanları seri bir şekilde doğraması, eve vardığında yemeği jet hızıyla ocağa koyma kararlılığını gösteriyor. Ancak metro gibi kapalı ve havalandırmanın kısıtlı olduğu bir alanda yayılan keskin soğan kokusu, diğer yolcular için yolculuğu pek de iştah açıcı olmayan bir deneyime dönüştürdüğü kesin.

Sonuç olarak, modern çağın "koşturmaca" kültürü bizi her geçen gün daha absürt sahnelerle karşı karşıya bırakıyor. Eve geç kalmanın verdiği o malum stres, hanımefendiyi toplu taşıma kurallarını hiçe sayarak mobil bir mutfak kurmaya kadar itmiş durumda. Medyaspontan olarak bu tuhaf durumu hem şaşkınlıkla hem de yüzümüzde bir gülümsemeyle takip ediyoruz. Peki siz akşam yemeği için bu kadar ileri gider miydiniz, yoksa bu kadarı da "pes" mi dedirtiyor? Görüşlerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!