silivri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
silivri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Nisan 2013 Çarşamba



Ünlü dizi oyuncusu Ceyda Düvenci barış süreci hakkında bakın neler söyledi..
BURSA’da, bir söyleşiye katılan sinema ve dizi oyuncusu Ceyda Düvenci, herkesin barışı savunması gerektiğini belirterek, "Bütün anneler gibi bir an önce savaşın ve çatışmanın bitmesini istiyorum. Bunu istediğim için barışı getirmeye dönük girişimleri, kimden gelirse gelsin, destekliyorum ve inşallah başarılı olurlar diyorum" diye konuştu. Düvenci, ’akil insanlar’ dendiğinde akla Silivri’de yatanlar gelse herşeyin daha kolay olacağını öne sürerek, "Akil insanları arıyorsak, bana göre asıl akil insanlar oradalar" dedi.


Uludağ Üniversitesi, Bursa merkez Nilüfer Belediyesi ve Bursa Gazeteciler Cemiyeti’nin (BGC) düzenlediği, ’Aydınlarla Yüz Yüze’ söyleşilerinin konuğu olan Bursalı sinema ve dizi oyuncusu Ceyda Düvenci, ’Hayata Dair Her Şey’ konulu söyleşide yaşadığı zorlukları ve görüşlerini açıkladı. Moderatörlüğünü BGC Başkanı Nuri Kolaylı’nın yaptığı söyleşide konuşan Ceyda Düvenci, Türkiye’yi yönetenlerin Türkiye’nin demokratik bir hukuk devleti olduğunu akıldan çıkarmamaları gerektiğini söyledi. Düvenci şöyle konuştu:

"Açık konuşmak gerekirse: Zor günlerden geçiyoruz. Hepimiz için geçerli bu. Gerek ülke, gerekse birey olarak, öyle görünüyor ki daha da zor günler var önümüzde. Fikirlerin özgürce savunulduğu, basının özgür bir ortamda ve hiçbir müdahale ile karşılaşmadan görevini yaptığı günlerin bir an önce geri gelmesini istiyorum. Aydın düşüncenin kısıtlanması, özgürlüklerin baskı altına alınması çok yanlış bana göre. Sizler için de öyle olması lazım. Bunlar hiç kimse için doğru değil. Yaşadığımız çağ için, özgürlükler çağı deniliyor. Buna karşı gelmek kimseye yarar getirmez. Bunun farkında olmamız lazım. Silivri’de insanlar düşünceleri nedeniyle yatıyor. Akil insanları arıyorsak, bana göre asıl akil insanlar oradalar. Gazeteciler, aydınlar, üniversite hocaları var aralarında. Daha ne kadar yatacakları da belli değil. Akil insanlar denildiğinde aklımıza onlar gelseydi belki her şey daha kolay, daha güzel olurdu" dedi.

"ELİMİZDE BAVULLA BURSA’YA GELİŞİMİZİ HATIRLIYORUM"

Düvenci, motivasyonunu yaşadığı acılardan aldığını kaydederek, "1,5 yaşındayken annemle geçirdiğim kaza, annemin görme yetisini o kazada kaybetmesi. Babamın, her şeyimizi kaybederek iflas etmesi. Elimizde bir tane bavulla Bursa’ya gelişimiz. Lise ikinci sınıftayken bir hamburgercide çalışmaya başlamam. Sonra kocaman bir insan olduğumda da çocuğumun hastalığı. Onun daha 1.5 yaşındayken önemli bir rahatsızlığı olduğunu öğrenmem. İşte bunlar gibi birçok acı yaşantı, birçok üzüntü verici olay geçti hayatımdan. Bunlardan dolayı çok ağladım ve çok mutsuz oldum. Ama beni acılarım var etti. Gücümü bu acılardan aldım ben. Motivasyonumu da tevekkülümden, inançlarımdan, Allah’a inancımdan, acılarımla kendi kendime başa çıkmam gerektiğini kabul etmemden alıyorum" diye konuştu.

’BÜTÜN ANNELER GİBİ ÇATIŞMANIN BİTMESİNİ İSTİYORUM’

’Çözüm süreci’ ile ilgili görüşleri de sorulan Düvenci, barıştan yana olduğunu belirterek şöyle konuştu:

"Bir sanatçının barıştan yana olmasını yadırgamamak lazım. Bütün sanatçıların, yalnız sanatçıların da değil, hepimizin barışı savunmamız, savaşlara karşı çıkmamız lazım. Ben, barışın bir an önce olmasını istiyorum. Evlatlar ölüyor, anne ve babaların yüreği yanıyor. Onlarla birlikte hepimizin de yüreği yanıyor. Her ocağa ateş düştüğünde bizim de ocağımıza ateş düşüyor. Bütün anneler gibi bir an önce savaşın ve çatışmanın bitmesini istiyorum. Bunu istediğim için barışı getirmeye dönük girişimleri, kimden gelirse gelsin, destekliyorum ve inşallah başarılı olurlar diyorum. "

Bir dinleyici tarafından süreçte etkin rol oynamaları beklenen ’Akil insanlar’ konusunda ne düşündüğü sorulan oyuncu, "Akil insanlar meselesini ne siz sorun ne ben söyleyeyim" diye cevap verdi.

Düşünceleri ifade etmekten korkar hale gelindiğini de söyleyen Düvenci, "Çok kırmızı çizgiler, çok kırmızı hatlar oldu maalesef. Bu yüzden korkar olduk, düşüncelerimizi ifade etmekten. Bir köşe yazısını okuduğumda, beni heyecanlandırıyorsa, inşallah tutuklanmaz bunları yazan, diyorum. Yüksek sesle ifade edilmiş görüşleri okuduğumda 'Eyvah’ diyorum. İnşallah yarın başına bir iş gelmez, diyorum" diye konuştu.